top of page

Kahve Çekirdek Türleri Nelerdir?

Size dünyada tüketilen yüzlerce kahve çeşidi varmış gibi gelmesi normal, fakat tüm bu çeşitliliğin ve varyasyonların temelinde aslında dört ana çekirdek yatıyor. Arabica, Robusta, Liberica ve Excelsa çekirdekleri.


Arabica ve Robusta diğerlerine göre çok daha büyük bir üretim ve tüketim yüzdesine sahip. Hatta dünya kahve üretimi ve tüketiminin %60’ı Arabica çekirdeklerinden oluşuyor. Çarşıda yürürken burnunuza gelen o taptaze çekilmiş Türk kahvesinin de, Güney Amerika’nın meşhur kahvelerinin de kökeni bu çekirdek.


Arabica

Dünya kahve çekirdek ticaretinin yaklaşık %70’lik büyük bir kısmını bu çekirdek türü karşılamaktadır. Üretim alanının yaygınlığı da tercih edilmesindeki en büyük etkenlerden biridir. Arabica kahve çekirdekleri ağırlıklı olarak Latin Amerika, Orta ve Doğu Afrika, Hindistan ve Endonezya’da 600 metreden yüksekte yetişmektedir. Hatta Endonezya, üçüncü büyük yıkanmış Arabica kahve üreticisi konumundadır. Arabica cinsi kahve bitkisi ve Arabica kahve çekirdeği, oldukça hassas olmasıyla biliniyor. Bu nedenle, aynı topraklarda yetişen diğer meyvelerin ve baharatların aromalarından da etkileniyor, böylece farklı coğrafyalarda yetişen çekirdeklerden hazırlanan kahvelerde farklı koku ve tatlara rastlayabiliyor, yani büyük bir çeşitlilikle karşılaşabiliyoruz.


Arabica çekirdekleri daha yumuşak içimli, meyvemsi ve çiçeksi aromalara sabit, asidite yönünden zengin, dengeli tatlar vermektedir. Bunun sebeplerinden bir tanesi içeriğindeki şekerlerin ve yağların Robustaya kıyasla daha yüksek miktarda olmasıdır. Bu bileşenler kavrulma sırasında parçalanarak, fincanlarımızdaki güzel tatları vermektedir.


Aynı hassasiyet nedeniyle Arabica kahveleri az miktarda alıp, kısa sürede taze olarak tüketmek ve mümkün olduğunca sıcak ve sade olarak içmek gerekiyor.


Robusta

Yaygın bir şekilde üretilen ve tüketilen ikinci kahve çeşidi ise Robusta. Arabica’nın tersine her koşula dayanıklılığıyla biliniyor. Bu özelliği nedeniyle de espresso ve hazır kahveler için tercih ediliyor. Kahvesini sütlü, şekerli ya da soğuk sevenlerin de Robusta çekirdeklerinden hazırlanan kahveli içecekleri tercih etmesi daha mantıklı, çünkü Robusta çekirdeklerinin lezzeti ve aroması tüm bunlara dayanabilecek baskınlıkta oluyor.


Robusta çekirdeğinin kafein oranI Arabica çekirdeğine göre 2 kat daha fazladır. Kafein konusunda dikkatli olanların bunu göz ardı etmemesi gerekir.



Excelsa

20. yüzyılın başında Afrika’da keşfedilen Excelsa kahvesi, küresel kahve pazarında minimum varlığa sahip olmasına rağmen benzersiz, dayanıklı ve üretken bir türdür. Sadece çok az miktarlarda yetiştirildiği için, ne kadarının ticareti yapıldığı, kavrulduğu veya demlendiği hakkında çok az bilgi mevcuttur. Excelsa kahvesi, Afrika ve Asya’da uzun yıllardır yaygın olarak yetiştirilip tüketilmektedir. Fakat buna rağmen kökeni büyük ölçüde yanlış biliniyor. Genellikle doğru yetiştirilmediği, işlenmediği ve kavrulmadığı bilinmektedir. Belirgin bir aroma özelliği olmaksızın fincan kalitesi açısından da düşük olarak kabul ediliyor.


Günümüzde Excelsa kahvesi, Güneydoğu Asya’da (Vietnam ve Filipinler dahil) ve Hindistan’da yetiştirilirken, aslında ilk olarak 1903 yılında Orta Afrika’da keşfedilmiştir. Aynı zamanda burada Coffea Dewevrei veya Dewevreie olarak biliniyordu.


Yaklaşık olarak 15 yıl öncesine kadar Excelsa’nın başlı başına Coffea cinsinin bir türü olduğu sanılıyordu. Fakat 2006 yılında Liberica türlerinin Dewevrei türü olarak resmen sınıflandırılmış oldu.

Ortaya çıkan bu karışıklık, Excelsa’nın modern kahve pazarındaki son yolculuğu olmuştu aslında. Bu aynı zamanda Liberica türünün satışı sırasında sıklıkla “Excelsa” etiketinin kullanılması gerçeğinden de kaynaklanıyor. Tıpkı Robusta kahve kelimelerinin C. Canephore türlerini tanımlamak için kullanılması gibi.

Karışıklık, bu terimlerin daha fazla genelleştirilmesine ve eşanlamlı kullanımlarına yol açtı. Bu ise doğru üretim seviyeleri hakkında daha az güvenilir veri anlamına geliyor. Aynı zamanda Excelsa kahve kalitesindeki düşüşleri bile sorumlu tutabiliriz. Toplamda, bu çiftçilere kalite kontrol önlemlerini uygulamak için çok az teşvik bulunuyor.


Sonuç olarak Uluslararası Kahve Organizasyonu, Excelsa kahvesinin üretimi veya ticareti hakkında resmi bir istatistik sunmuyor veya sunamıyor diyebiliriz. Nedenini sormak için ICO’ya ulaşan kişilerin ise “Excelsa ve Liberica kahvesine olan talebin ticari olarak önemli görülmediği” cevabıyla karşılaştıkları görülüyor.


Liberica

Arabica ve Robusta kahve çekirdeklerinin, dünya çapındaki kahve tüketiminin neredeyse tamamını karşıladığını söyleyebiliriz. Şimdi gelelim diğer bir kahve türü olan Liberica kahve çekirdeklerine. Liberica’nın adı, menşe ülkesi olan Liberya’dan gelmektedir. Üretilen kahvenin kalan %2’sinin çoğunu Liberica oluşturur.

Yetiştiriliciliği belirli bir iklim gerektirdiği için genellikle Afrika ve Asya’da yetişmektedir. Ağaçlarına baktığımız zaman 20 metreye kadar büyüyebildiklerini görüyoruz. Bu da çekirdeklerinin Arabica ve Robusta’dan daha önemli ölçüde büyük yapıyor. Günümüzde Filipinler, bu kahve türünün en büyük üreticilerinden birisidir.

Robusta’ya benzer bir tada sahip olsa da, Liberica daha güçlüdür. Dumanlı bir aromaya sahiptir. Aslında bazı kişiler Liberica’nın tadını sıvı tütün ile karşılaştırıyor. En popüler iki kahve türünden biraz daha düşük kafein konsantrasyonune ve kimi durumlarda tüm türlerin en düşük seviyesine sahiptir.

Liberica kahvesi, kahve pası tarafından tahrip edilen Arabica bitkilerinin yerine Filipinler’e getirilmiştir ve günümüzde hala orada yetiştirilmektedir.

Günümüzde yaygın olmaması ve önemli ölçüde farklı özelliklere sahip olmaması nedeniyle, bu kahveyi onu üreten topraklardan bulmak pek kolay değildir.


50 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page